Türkiye’nin en büyük adası olan Ege’de bulunan 2 adadan biridir. 286 kilometrekare yüz ölçümüne sahiptir. Farklı uygarlıklara ve kültürlere ev sahipliği yapmıştır. Şehrin gürültüsünden ve kalabalığından sıkılan insanlarin kafa dinleyip doğayla baş başa kalmak isteyebilecekleri bir yer olan ve Türkiye’nin en batı ucu olup güneşin en son battığı yerdir.
Antik Yunan’da ismi İmroz olarak bilinmekteydi. İmroz, Yüce Ana Tanrıçası anlamına gelmektedir. Poseidonun adası olarak da bilinir. Ada’da dört gölet ve bir adet baraj gölü vardır.Türk ve Roman vatandaşlarının bir arada yaşadığı bu doğa harikası adanın nüfusu 9.783’tür. Ada’da Rumların sayısı 300 – 500 civarındadır. Adada bol miktarda küçük baş hayvan bulunmakta, bu hayvanlar sahipleri tarafından araziye salınmış ve doğada kendi kendine yaşamaktadır. Arıcılık faaliyetlerinin de gelişmiş olduğu gözlerden kaçmıyor. Ada’da, 1 Devlet Hastanesi ve 2 eczane bulunuyor. Ada’ya ulaşım sadece deniz yolu ile, 2 arabalı feribot ve 1 deniz otobüsü ile yapılıyor.

Ada’da Gezilip Görülmesi Gereken Yerler

Adada gidilip görülmesi gereken köylerden; zeytinli, tepeköy ve dereköy bunların başında gelir.

1) Zeytinli Köy

Gökçeada’nın en güzel köyü diyebiliriz. İlçe merkezine olan uzaklığı 3 kilometredir. Ada’nın balkonu olarak bilinmektedir. Ayrıca eğlencenin merkezi olarak bilinir. Burası Rum mimarisi taş evleri, dibek kahvesi, birbirinden güzel kafeleri, çiçeklerin ve böceklerin hayat bulduğu yerdir. Adanın en eski kilisesiAgios Georgios Kilisesi de buradadır. Mutlaka uğrayınız.
Dünya’daki 300 milyon Ortodoks Hristiyan’ın ruhani lideri olan 1. Bartholomeos burada doğmuştur. 1991 yılında Patrik ilan edilen Bartholomeos, senede birkaç kez adada doğduğu evi ziyarete geliyor.

2) Tepe Köy

İlçe merkezine 10 kilometre mesafededir. Genel olarak dağ eteklerine konuşlanmış olsada Rum köylerinden en yükseğe kurulan köydür. 1960’lı yıllarda 1200 olan nüfusu şimdilerde 50 civarında. Köy, şarapları ile birlikte anılmaya başlamış.
Tepeköy her yıl 15 Ağustos’ta gerçekleşen ünlü Meryem Ana Panayırı’na da ev sahipliği yapmaktadır. 10 gün süren kutlamalarda köy ziyaretçilerle dolup taşıyor. Meydanlarda kurulan koca kazanlarda yemekler pişiriliyor, danslar ediliyor. Köy adeta bayram havasına bürünüyor, bayramı yaşıyor.

3) Dereköy

1950’li yıllarda 2000 hane ile Türkiye’nin en büyük ve en kalabalık köyü iken günümüzde yaz-kış köyde 150’ye yakın hane yaşamını sürdürmekte. Adanın en büyük çamaşırhanesi hala burada yer almakta ve ziyarete açıktır. İlçe merkezine olan uzaklığı 16 kilometredir.

4) Kale Köy

Kaleköy, adanın deniz kenarında yer alan tek yerleşim yeridir. İlçe merkezine 4 km mesafededir. Günbatımını Kaleköy’deki kayaların üstünden seyredin ve doğa anaya teşekkür edin. Eğer ki birde dolunay zamanı ise bir yanda gün batarken bir yanda ay doğmakta.

5) Aydıncık (Kefalos) Plajı

İlçe merkezine olan uzaklığı 10 kilometredir.Daha önce girdiğiniz denizleri unutacağınız ve aşık olacağınız bir deniz karşısınızdadır. Plajın uzunluğu 1200 metredir ve kumu altın rengidir. Aydıncık plajı Gökçeada’nın rüzgar sörfü merkezidir. Dalış meraklılarınında buraya sık sık geldiği ve dalış yağtığı yerdir. Çünkü adanın çevresinin kayalık yapıya sahip olması ve deniz canlıları açısından zengin olması muhteşem bir sualtı güzelliği sunuyor. Aydıncık aynı zamanda karavancı ve kampçıların da uğrak yeridir. Şifalı çamur banyosunu yapmayı da unutmayınız.

6) Yıldız Koyu

İlçe merkezine olan uzaklığı 5 kilometredir. Su altı dalışının ünlü olduğu ve sık sık dalış ekiplerinin dalış yaptığı güzel bir koydur. Dilerseniz burada kamp yapabilir, pansiyon kiralayabilirsiniz. Suyun eşsiz maviliği sizleri büyüleyecektir.

7)Gökçeada Kent Müzesi

Merkezdeki eski hamam restore edilerek 2017 yılında Kent Müzesi olarak açılmıştır. Müze ne kadar küçük olsada içerisi dolu dolu ve gezmeye değerdir.

8) İnce Burun

İnce Burun , Gökçeada’nın en batısı. 26. doğu meridyeni Gökçeada’dan geçiyor. Buda demek oluyorki Türkiye’nin en batısı.

9) Patriçya Kilisesi

Gökçeada’da 300 – 500 civarında Rum vatandaşı yaşamakta. Pazar günleri 10:00-11:00 arası Patriçya Kilisesi’ne gelirseniz Pazar ayinini de izleyebilirsiniz.

10) 23 Milyon Yıllık Fosil Ağaç

İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi profesörlerinin yaptığı inceleme sonucunda fosilin 23 milyon yaşında ve defnegiller ailesine ait olduğu ortaya çıkıyor. Zeytincilik ve Zeytin Yağı Müzesinde bu ağacı görmeniz mümkündür.

Adada Ne Yemeliyiz

Et türleri, balık ve balı mutlaka denemelisinz. Balık doğrudan denizden tabağınıza gelmekte ve bu lezzet harika. Bal ise tadından yenmez. Köyde dibek kahvesi, sakızlı muhallebi, Alomiya dondurmayı mutlaka tatmalısınız.

Gökçeada’ya Nasıl Gidilir?

Çanakkale’den Eceabat’a deniz seferleri mevcut. Eceabat’tan da Kabatepe feribotuna devamlı minibüs var. Kabatepe’den Gökçeada’ya feribot 80 dk sürüyor. İndikten sonra sizi Gökçeada limandan merkeze götürecek otobüsler feribot seferiyle paralel olarak planlanmıştır, bekleme yapmıyorsunuz. Yaz ayları servis sefer saatleri her iki saaate bir olmak üzere günde 12 defadır. Kış aylarında bu durum sabah ve akşam olmak üzere iki defadır. Adaya günü birlik gitmek pek mümkün değildir. Çanakkale iskeleden Gökçeada kuzu limanına gitmek yaz aylarında mümkündür. Günde 1 defa olmak üzere direkt olarak deniz otobüsleri vardır .Tavsiyem aracınız ile gitmenizdir. Çünkü en iyi ihtimalle adada bir gün konaklamak zorundasınız.

Sefer bilgileri için: https://www.gdu.com.tr/sefer-tarifeleri

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here